Zero Trust / Sıfır Güven Mimarisi, "asla güvenme, her zaman doğrula" (never trust, always verify) ilkesine dayanan bir siber güvenlik modelidir. Bu modelde, ağın içindeki veya dışındaki her kullanıcının ve cihazın, verilere erişmeden önce kimlik doğrulaması yapması zorunludur. Bir Infostealer bir cihazı ele geçirse bile, Sıfır Güven mimarisi sayesinde çalınan verilerle ağın geri kalanına erişmesi engellenir.
Geleneksel güvenlik modelleri "kale" mantığına dayanır; dışarıyı engeller ama içeriye giren herkesi güvenilir sayar. Ancak bir Infostealer bir kez kalenin içine girdiğinde (örneğin bir çalışanın şifresini çaldığında), bu model çöker. Zero Trust / Sıfır Güven Mimarisi, kalenin içindeki her kapıya yeni bir kilit vurarak bu tehdidi etkisiz hale getirir.
Bu model üç ana sütun üzerine kuruludur:
Sıfır Güven ortamında, bir Infostealer bir personelin oturum çerezlerini (cookies) çalsa bile, saldırgan bu çerezi başka bir cihazda veya konumda kullanmaya çalıştığında sistem "cihaz güvenilir değil" diyerek erişimi engeller. Dark Radarsistemleri, Sıfır Güven mimarisini besleyen tehdit istihbaratı verilerini sağlayarak, çalınan kimlik bilgilerinin kullanımını anında geçersiz kılar.
Zafiyet analizleri, ağın Sıfır Güven ilkelerine ne kadar uyduğunu test eder. Eğer bir kullanıcı şifresiyle ağdaki tüm veritabanlarına ulaşılabiliyorsa, Sıfır Güven mimarisi eksik demektir. Bu analizler, ağın segmentlere ayrılmasını (Micro-segmentation) teşvik ederek Infostealer'ın yayılımını durdurur.
Özetle; Sıfır Güven, modern siber güvenliğin en üst standardıdır. Kimliğinizin veya cihazınızın ele geçirilmesi durumunda bile verilerinizin güvende kalmasını sağlayan tek modeldir.