Hesap Ele Geçirme (ATO), bir saldırganın Infostealer (bilgi çalıcı) zararlı yazılımlar kullanarak elde ettiği kimlik bilgileri, oturum çerezleri veya kişisel veriler aracılığıyla gerçek bir kullanıcının dijital hesaplarına yetkisiz erişim sağlamasıdır. Bu süreç, çalınan verilerin kötü niyetli kullanımının son ve en kritik aşamasını temsil eder.
Dijital dünyada güvenliğimizi tehdit eden en sinsi saldırı türlerinin başında Hesap Ele Geçirme (Account Takeover - ATO) gelmektedir. Genellikle bir Infostealer saldırısının ardından gelen bu aşama, saldırganın sizin dijital kimliğinize bürünmesiyle sonuçlanır. Peki, bu süreç tam olarak nasıl işler?
Siber suçlular, öncelikle kurbanın cihazına sızarak tarayıcıda kayıtlı olan tüm parolaları ve oturum çerezlerini (session cookies) ele geçirir. Bu noktada devreye giren Hesap Ele Geçirme, sadece bir şifre hırsızlığı değil, doğrudan bir kimlik gaspıdır.
Saldırganlar, ele geçirdikleri verileri şu yöntemlerle kullanır:
Bir hesabın ele geçirilmesi, genellikle sadece o hesapla sınırlı kalmaz. Saldırganlar, Credential Stuffing tekniklerini kullanarak aynı şifreyi kullandığınız tüm platformlara sızmaya çalışır. Dark Radar gibi zafiyet analizi araçları tam bu noktada devreye girerek, sızdırılan veriler henüz satışa sunulmadan tespit edilmesini sağlar.
Kurumsal dünyada bir çalışanın hesabının ele geçirilmesi, Initial Access Brokers (IAB) yani erişim aracılarının iştahını kabartır. Ele geçirilen bir kurumsal hesap, tüm şirketin fidye yazılımı (Ransomware) saldırısına maruz kalmasına neden olabilir.
Özetle; Hesap Ele Geçirme, dijital varlıklarınızın kapısını doğrudan saldırgana açan bir anahtardır. Güçlü parola politikaları ve proaktif Dark Web izleme servisleri bu tehdide karşı en güçlü kalkanınızdır.