Dark Web Monitoring / Dark Web İzleme, internetin arama motorları tarafından indekslenmeyen yeraltı katmanlarında, çalınan kimlik bilgilerinin, kurumsal verilerin ve Infostealer loglarının (kayıtlarının) takibini yapma işlemidir. Bu süreç, siber suçluların verileri satışa sunduğu platformları proaktif olarak taramayı içerir.
Dijital dünyada bir veri sızıntısı gerçekleştiğinde, çalınan bilgiler genellikle doğrudan halka açılmaz. Bunun yerine siber suçlular, bu verileri Dark Web Monitoring / Dark Web İzleme araçlarının odağı olan yeraltı marketlerine taşır. Bir Infostealer saldırısı sonucunda elde edilen kullanıcı adı, parola ve oturum çerezleri, bu karanlık pazarlarda en çok rağbet gören ürünler arasındadır.
Bu süreç, manuel aramalardan ziyade gelişmiş botlar ve yapay zeka destekli tehdit istihbaratı platformları tarafından yürütülür:
Dark Web Monitoring / Dark Web İzleme yapmayan kurumlar, bir veri sızıntısından ancak saldırı gerçekleştikten (örneğin sistemler kilitlendiğinde) sonra haberdar olur. Ancak proaktif bir izleme ile verinin henüz satış aşamasında olduğu tespit edilebilir. Dark Radar gibi sistemler, bir çalışanın parolasını bir "Stealer Log" içinde gördüğünde, saldırgan henüz giriş yapmadan şifrenin sıfırlanmasını sağlar.
Modern bir zafiyet analizi sadece ağdaki açıkları değil, dış dünyadaki (Dark Web) sızıntıları da kapsamalıdır. Eğer kurumsal bir kimlik bilgisi yeraltında dolaşıyorsa, ağınızdaki güvenlik duvarları ne kadar güçlü olursa olsun bir sızma gerçekleşmesi an meselesidir.
Özetle; Dark Web İzleme, siber savunmanın "erken uyarı sistemi"dir. Çalınan verilerin yeraltı dünyasındaki ayak izlerini takip etmek, büyük çaplı bir Hesap Ele Geçirme (ATO) saldırısını durdurmanın en etkili yoludur.